Lenf Düğümü Hiperplazileri: Düğümün Tümünü Tutan Folikül Hiperplazileri

Çocuklarda sıktır. Erişkinlerde öncelikle romatoid artrit ve sifilis düşünülmelidir.

1. İdyopatik

2. Romatoid artrit (ayrıca Sjögren ve Felty sendromları)

  • Romatoid artritlilerin % 29-75 inde adenomegali görülür.
  • Korteks ve medüllada folikül hiperplazisi.
  • Foliküller arası alanda yoğun plazmasitoz (plazma hücrelerinin sitoplazmalarında Russell  cisimleri görülebilir).
  • Hafif-orta derecede damar proliferasyonu.
  • Foliküllerin sıkıştırdığı sinüslerde nötrofiller.

3. Sifilis lenfadeniti (luetik lenfadenit)

  • Kapsülde belirgin fibroz, inflamasyon (yangı) ve damar proliferasyonu.
  • Birincil sifilis: Şankr bölgesinin lenfini alan düğümlerde görülür. Reaktif folikül hiperplazisi, foliküller arası plazmasitoz, epitelioid histiosit kümeleri ya da çok çekirdekli dev hücreli, sarkoide benzer granülomlar, spiroketler.
  • İkincil sifilis: Yaygın mikroadenomegali. Belirgin folikül hiperplazisi. Foliküller arası alanda sarkoide benzer granülomlarla birlikte ya da tek başına büyük epitelioid histiosit toplulukları. Kan damarlarında nötrofil infiltrasyonu gösteren arterit ya da endarteritis obliterans. Granülomlarda, damar duvarlarında ya da folikül merkezlerinde spiroketler.

 

4. Germinal merkezlerin ilerleyici dönüşümü (progressive transformation of germinal centers)

  • Germinal merkezleri olmayan büyük foliküller. Bu foliküller genellikle lenf düğümünün ortasındadır (Resim 1 ve 2).
  • Daha çok yuvarlak ya da oval çekirdekli küçük lenfositler.
  • Mantle hücrelerinin çevrelediği folikül sınırları belirsizdir
  • Dağınık şekilde tingible body makrofajlara ve dönüşüme uğramış (transforme) büyük hücrelere rastlanabilir.
Germinal merkezin ileryeci dönüşümü

Resim 1. Germinal merkezlerin ilerleyici dönüşümü (progresif transformasyonu). Bazı germinal merkezler mantle bölgesinden gelen lenfositlerle genişlemiş durumda. Böylece germinal merkez ile mantle bölgesi arasındaki sınır belirginliğini yitirmiş. A) Yan yana, normal (n) ve ilerleyici dönüşüm gösteren (p) foliküller (küçük büyültme). B) İlerleyici dönüşüm gösteren bir folikül (p) (büyük büyültme).

Germinal merkezlerin ilerleyici dönüşümü  
Genç erişkinlerde görülen sistemik bir lenfadenopatidir. Selimdir. Kendiliğinden geriler ya da durağan kalır. Etiyoloji bilinmez. Nodüler lenfositten baskın Hodgkin lenfoması ile birlikte   olan olgular bildirilmiştir.
Germinal merkezlerin ilerleyici dönüşümü

Resim 2. Germinal merkezlerin ilerleyici dönüşümü. İmmünohistokimyasal incelemede; ilerleyici dönüşüm gösteren bir folikülde, mantle bölgesi lenfositleri CD20, Bcl2 ve IgD antikorları ile pozitif boyanmış. Bu bulgular “foliküler lenfoma” lehinde yorumlanmamalıdır. CD3 antikoru ile T lenfositlerin yerleşimi görülüyor.

5. Anjiyofoliküler lenf düğümü hiperplazisi (Castleman hastalığı)

İlk yayınlarda mediastene yerleşen soliter (tek) bir adenopati şeklinde tanımlanmıştır. Histolojik olarak iki tipi vardır:

Hiyalin vasküler tip (% 80-90) (Resim 3).

Anjiyofoliküler lenf düğümü hiperplazisi

Resim 3. Castleman hastalığı (Anjiyofoliküler lenf düğümü hiperplazisi). Hiyalin-vasküler tip. A) Çok sayıda atrofik folikül görülüyor. B) Atrofik foliküllerin çevresinde soğan zarı görünümüne benzetilen konsantrik (ortak merkezli) mantle hücresi hiperplazisi. C) Bazen germinal merkezlerde folikül çevresinden girerek merkeze doğru ilerleyen lolipop biçiminde kapilerler görülür (İng lollipop: bizim elma şekeri gibi çubuk ucunda yalanarak yenen şeker). Bu kılcal damarların duvarları hiyalinleşmiş olduğundan kalındır.

Çok sayıda, küçük folikül merkezleri. Folikül çevresinden giren kapilerler merkeze doğru yönelir. Kalın kapiler duvarlarında hiyalinleşme vardır. Bazı foliküllerde germinal merkez hücreleri, timusun Hassal cisimcikleri’ni andırır biçimde, konsantrik olarak (ortak merkezli) sıralanır. Folikül çevresinde küçük lenfositlerin oluşturduğu soğan zarı görünümü ve foliküller arası alanda kapiler proliferasyonu dikkati çeker.

Plazma hücreli tip (% 10-20).

    • Çok sayıda birbirlerinden ayrı lenf düğümleri. Büyük germinal merkezler.
    • Foliküller arasında katmanlar oluşturan plazma hücreleri.
    • Sık mitoz şekilleri ve tingible body makrofajlar.
Castleman hastalığı
İlk kez 1956 da Castleman ve ark. tarafından tanımlandı. Hastalık mediasten ya da akciğer hiluslarında büyük soliter adenomegali ile ortaya çıkıyor, cerrahi tedaviden sonra nüks   görülmüyordu. Sonraları histolojik olarak iki ayrı tipe ayrıldı: hiyalin-vasküler   ve plazma hücreli. Her yaşta (8-70) görülebilirse de, olguların   çoğunluğu çocuk ya da genç erişkindir. Cinsiyet farkı yoktur. Mediasten dışı çeşitli lenf düğüm bölgeleri, akciğer parenkimi ve iskelet kası da   tutulabilir. Adenomegalilerin çapı 1.5-16 cm arasında değişir. Klinik olarak, her iki tipde de  soliter (lokalize) ya da mültisentrik bir yerleşim görülebilir.   Daha çok yaşlılarda karşılaşılan mültisentrik tip çoğu kez plazma hücreli’dir. Yaygın adenomegali, splenomegali, hepatomegali, ateş, anemi, diğer sitopeniler, hipergammaglobülinemi, CRP yüksekliği gibi sistemik  belirti ve bulgularla hızla ilerleyen, ölümcül bir lenfoproliferatif hastalıktır. Semptomatoloji IL-6 artışı ile ilişkili bulunmuştur. Etiyolojide   insan herpes virüsü 8 (HHV8) üzerinde durulur. Hastalarda, bizim de HIV negatif bir olguda izlediğimiz gibi, HHV8 ile bağlantılı Kaposi sarkomu  gelişebilir (Y T). Ayrıca HIV infeksiyonu, POEMS sendromu ile   birlikte olan olgular bildirilmiştir.

6. AIDS’le bağlantılı lenfadenopati (AIDS-related lymphadenopathy)

AIDS'le bağlantılı lenfadenopati

Resim 4. AIDS’le bağlantılı lenfadenopati. Yaygın folikül hiperplazisi (kısa beyaz ok), germinal merkezlerin ilerleyici dönüşümü (uzun beyaz ok) ve sinüslerde monositoid B lenfosit çoğalması (kırmızı ok). Ayrıca foliküllerde parçalanma görülebilir.

AIDS’le bağlantılı lenfadenopati

Resim 5. AIDS’le bağlantılı lenfadenopati. İmmünohistokimyasal incelemede; CD20 B hücrelerini, CD3 T hücrelerini ve CD21 foliküllerde dendritik hücrelerin ördüğü ağı gösteriyor. Bu ağların yuvarlak olmadığı durumlarda foliküller parçalanmış kabul edilir.

  • HIV-pozitif kişilerde lenfadenopati; reaktif lenfoid hiperplazi, infeksiyon, lenfoma ya da Kaposi sarkomuna bağlı olabilir.
  • Düzensiz, patlayıcı tarzda folikül hiperplazisi. Foliküllerde parçalanma.
  • Belirgin damar proliferasyonu ve germinal merkezlerde damar dışına çıkmış eritrositler.
  • Epitelioid hisiyositlerin eşlik etmediği monositoid B hücre hiperplazisi.
  • İleri evrelerde foliküllerde gerileme, küçülme ya da yok olma.

(Not: Diğer lenf düğümü hiperplazisi tiplerinde ve lenfomalarla kısmen tutulmuş lenf düğümlerinde de folikül hiperplazisi görülebilir.)

Bu yazı Lenf Düğümü kategorisine gönderilmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.